ORMAN MUHAFAZA MEMURLARININ SORUNLARINA İLİŞKİN ARAŞTIRMA ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU

ORMAN MUHAFAZA MEMURLARININ SORUNLARINA İLİŞKİN ARAŞTIRMA ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU *
Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi
Orman Mühendisliği Bölümü Orman Ekonomisi ABD
1. GİRİŞ
Orman kaynakları yönetiminde sürdürülebilirlik ve çok yönlü faydalanma ilkeleri çağdaş ormancılık anlayışının temelini oluşturmaktadır. Bu anlayışın hayata geçirilmesinde yapılanmaları ülkeden ülkeye farklılık arz eden ormancılık örgütleri önemli bir işlev görmektedir. Ülkemizde ormanların tamamına yakınının devlet mülkiyetinde olması, bahse konu alanların yönetimi ve işletilmesinde devletin hâkim olduğu bir örgüt yapısını ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle yakın zamana kadar ülkemizde ormancılıkla ilgili hemen hemen tüm faaliyetler devlet orman teşkilatı tarafından yürütüle gelmiştir (Aktan, 2013).
Söz konusu devlet orman teşkilatında farklı zamanlarda yapılan çeşitli yapısal değişiklikler sonucu, bazen bakanlık bazen de sadece genel müdürlük şeklindeki örgüt yapısı Ülkemiz ormancılığının yönetiminden sorumlu olmuştur. Bu süreçte, kurulduğu 1937 yılından günümüze Ülkemiz ormanlarının yönetimi ve işletilmesinden kesintisiz sorumlu olan yegane örgüt Orman Genel Müdürlüğü (OGM) olmuştur. OGM orman kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir şekilde faydalanmaya konu edilmesi (Anonim, 2004) şeklinde özetlenebilecek ulusal ormancılık amaçlarına ulaşmak üzere merkez ve taşra örgütleri şeklinde yapılandırılmıştır.
Tüm örgütlerde olduğu gibi OGM’de de belirlenen amaçlara ulaşma sürecinde personel ya da daha yaygın kullanımıyla insan kaynakları her daim önemli bir işleve sahiptir olmuştur. Özellikle ormancılık faaliyetlerinin yerel düzeyde planlandığı ve uygulamaya aktarıldığı taşra birimleri olan orman bölge müdürlüklerine bağlı devlet orman işletmeleri açısından bakıldığında yönetim kademesinde görev alan personelin dışında orman mühendisleri ve orman muhafaza memurları öne çıkan iki çalışan grubunu oluşturmaktadır. Her iki grubun ortak özelliği yasal mevzuatlar ve ormancılık ilkeleri doğrultusunda, orman kaynaklarının yönetimi ve ormancılık etkinliklerinin yürütülmesinde etkin rol üstlenmeleridir. Bununla birlikte yetki sorumluluk dengesi açısından bakıldığında orman muhafaza memurlarında yüklenilen sorumlulukların daha ağır bastığı ifade edilebilir.
Bilindiği üzere işletmelerde yönetimin temel görevi insan kaynaklarını işletme amaçlarına ulaşmaya hizmet edecek şekilde etkin ve verimli bir şekilde çalıştırmaktır (Özdönmez ve ark., 1998). Personel yönetimi olarak da adlandırılan bu süreçte, çalışanların işletme amaçlarına odaklanmasını sağlamak ve verimliliklerini yükseltmek için yapılması gerekenlerin başında çalışanların örgütle bütünleşmelerini sağlamak gelmektedir. Bunun için de yönetim tarafından çalışanların sorunlarının tespit edilmesi ve bu sorunlara
* Artvin Orman Bölge Müdürlüğü’nde görev yapan orman muhafaza memurları özelinde yürütülen araştırma sonucu hazırlanan bu rapor 18 sayfa olup, Orman Muhafaza Memurları ve Emeklileri Derneği’ne ve Artvin Orman Bölge Müdürlüğü’ne sunulmuştur.
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
çözümünün çalışanlarla birlikte katılımcı bir anlayışla bulunması, çalışanların iş motivasyonlarının ve verimliliklerinin artırılması açısından son derece önemlidir.
Benzer şekilde, ormancılık örgütleri bünyesinde de ormancılık çalışmalarının zamanında ve tekniğine uygun bir şekilde gerçekleştirilebilmesi ve üstün bir iş veriminin sağlanabilmesi, istihdam edilmiş olan personele bağlıdır. Bu konuda gerek teknik ve idari ve gerekse uygulayıcı konumdaki orman teşkilatı personelinin mevcut sorunlarının belirlenmesine ihtiyaç vardır (Yavuz, 2007). Nitekim, özellikle orman işletmeleri çalışanları arasında gerek yönetici ve gerekse teknik eleman (orman mühendisi vb.) düzeyinde çalışanların sorunlarının tespitine ve çözümüne yönelik çeşitli araştırımalar yapılmıştır. Ancak, özellikle hiç de azımsanamayacak sorumluluklara ve görev çeşitliğine sahip orman muhafaza memurlarının sorunlarını doğrudan ele alan bir araştırmaya rastlanamamıştır.
Bu noktadan hareketle ele alınan araştırma ile orman muhafaza memurlarının sorunlarının belirlenmesi ve kendi görüş ve önerilerini de dikkate alacak şekilde söz konusu sorunların çözümüne yönelik öneriler geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amacı tamamlayıcı ikinci bir amaç ise araştırmadan elde edilen sonuçlara ilişkin ilgili kesimlerde farkındalık oluşturulmasına katkı sağlanmasıdır. Bu noktada, araştırma raporunun orman muhafaza memurlarına ait sivil toplum kuruluşları, taşra ve merkez orman teşkilatı yönetim kademeleriyle paylaşılması hedeflenmektedir.
2. ARAŞTIRMANIN KAPSAMI VE YÖNTEMİ
Orman muhafaza memurlarının sorunlarına odaklanan bu araştırmada, ihtiyaç duyulan bririncil verilerin temininde orman muhafaza memurlarına uygulanan anketlerden istifade edilmiştir. Ayrıca genel olarak ormancılık teşkilatı çalışanlarının sorunlarını doğrudan ya da dolaylı olarak konu edinen çalışmalardan yararlanılmıştır. Başlangıçta, araştırmanın Türkiye genelinde görev yapan tüm orman muhafaza memurları düzeyinde yürütülmesi planlanmış olmasına rağmen, gerek zaman ve gerekse finansal kaynak sorunu yüzünden, planlanan anket uygulaması, diğerleri ile karşılaştırıldığında nispeten yoğun bir orman işletmeciliği faaliyetine sahne olan ve hedef kitleye ulaşımın kolay olduğu Artvin OBM’de görev yapan orman muhafaza memurları ile sınırlı tutulmuştur.
Akabinde araştırma amacına hizmet edecek hizmet edecek şekilde hazırlanan anket formunun içerdiği soruların (Kalıpsız, 1994; Karasar, 2009);
• Açık ve / veya kapalı uçlu olması,
• İlk sorudan itibaren ilginç, kolay anlaşılır ve cevaplayıcıyı güdüleyici olması,
• Art arda sıralanan sorularda bir mantık düzeni olması ve çok soru sorulmaması,
• Uygun bir sıra içinde birbirleriyle ilgilerine göre kümelendirilmiş olması,
• Titiz bir çalışmanın ürünü olarak göze hoş görünür ve düzenli olması,
• Cevapların dökümünü ve sınıflanmasını kolaylaştıracak biçimde düzenlenmesi,
• Soru kâğıdının doldurulması ya da görüşme süresinin yarım saati aşmaması,
• Soru kâğıdının uygunluğunu sınamak amacı ile bir ön deneme yapılması vb.,
şeklinde sıralanabilecek ilkelere uygun olarak oluşturulmasına çalışılmıştır.
2
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
Hazırlanan anket formunda; kişisel bilgiler, mesleki konular, mesleki konulara ilişkin çeşitli yargılar ve katılımcıların görüş ve önerileri şeklinde dört bölüm ve 18 açık ve kapalı uçlu soru mevcut olup, yargılara ilişkin tutumların tespitinde 5’li Likert tipi ölçekten istifade edilmiştir.
Artvin OBM’de görevli tüm muhafaza memurlarına tam sayım yöntemi ile anket uygulanmasına karar verilmiş ve burada görevli orman muhafaza memurlarının isim listeleri temin edilmiştir. Buna göre 2013 yılı Mart ayı itibariyle Artvin OBM bünyesinde 172 orman muhafaza memurunun görev yaptığı tespit edilmiştir. Bu sayıdan kadrosu orman muhafaza memuru olmakla birlikte fiilen orman muhafaza memuru görevini ifa etmeyenler düşülmüş ve böylece 134 orman muhafaza memuruna görevli oldukları orman işletmelerinde anket uygulanmıştır. Sonuçta, 114 anket geri dönmüş ve geri dönüş oranı %85 gibi yüksek bir oranda gerçekleşmiştir.
3. BULGULAR
3.1. Katılımcıların Genel Özellikleri
Araştırmaya katılan 114 orman muhafaza memurundan; %24,6’sı Artvin, %20,2’si Şavşat, % 19,3’ü Ardanuç, %14,9’u Borçka, %11,4’ü Arhavi ve %9,6’sı Yusufeli orman işletme müdürlüklerinde görev yapmaktadır. Bunların; %3,5’i 29 yaş ve altı, %8,8’i 30-39 yaş, %60,5’i 40-49 yaş, %25,4’ü 50-59 yaş ve %1,8’i 60 ve üzeri yaş grubunda yer almaktadır.
Artvin OBM’ye bağlı orman işletmelerinde görev yapan orman muhafaza memurları yaş itibariyle itibariyle değerlendirildiğinde ağırlıklı olarak orta yaş ve üzeri bir profilde oldukları ifade edilebilir.
Eğitim durumuna ilişkin soruyu yanıtlayan 113 orman muhafaza memurundan; %63,7’si lise, %23’ü ortaokul, %9,7’si ön lisans ve %3,5’i lisans mezuniyetine sahiptir.
Orman muhafaza memurlarının ağırlıklı olarak lise seviyesinde bir eğitime sahip olup, bununla birlikte aralarında her on kişiden biri ön lisans mezunu ve az da olsa lisans mezunu da bulunmaktadır. Son yıllarda orman muhafaza memuru kadrolarına çeşitli yükseköğretim kurumları bünyesinde eğitim veren özellikle ormancılık ve orman ürünleri programlarından mezun olanların atandığı bilinmektedir. Bu sürecin devamı halinde özelikle ön lisans mezunu oranının daha da artması söz konusudur.
Orman muhafaza memurlarından halihazırda görev yaptıkları yer de dahil olmak üzere kaç farklı yerde görev yaptıkları sorulduğunda, kişilerin en az bir yerde en fazla 10 farklı yerde görev yaptıkları anlaşılmaktadır. Bu soruyu cevaplayan 108 kişiden; %25’i üç, % 20,4’ü iki ve %18,5’i bir farklı yerde görev yapmış olup, dört ve daha fazla yerde görev yapmış olanlar ise %36,2 oranındadır.
Anket uygulanan orman muhafaza memurlarının hizmet süreleri 1 ile 38 yıl arasında değişmektedir. Hizmet süreleri itibariyle dağılım incelendiğinde; %9,4’ü 1-10 yıl arası, %35,1’i 11-20 yıl arası ve %55,5’i 20 yıldan fazla hizmet süresine sahiptir.
Hizmet süresi itibariyle bakıldığında orman muhafaza memurlarının yarıdan fazlasının uzun bir mesleki deneyime sahip oldukları ifade edilebilir. Dolayısıyla, bu durum mesleki 3
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
açıdan bakıldığında deneyimli bir hedef kitlenin varlığına ve ilgili kesimin sorunlarının tespitini amaç edinen bir çalışma için de bir avantaja işaret etmektedir.
Öte yandan, orman muhafaza memurlarının ikamet ettikleri yerleşim yeri incelendiğinde; çok önemli bir bölümünün (%72,8) ilçe merkezlerinde ikamet ettiği, onu sırasıyla, il merkezinde (%21,9) ve köylerde (%5,3) ikamet edenlerin izlediği görülmektedir.
Bu sonuçlar orman muhafaza memurlarının ağırlıklı olarak işletme şefliklerinin de merkezlerinin bulunduğu ilçe merkezlerinde ikamet ettiklerine göstermektedir.
3.2. Katılımcıların Meslekle İlgili Sorunları
Bu araştırmanın odak noktasını oluşturan meslekle ilgili yaşanan sorunların öncelikleri itibariyle tespit edilebilmesi amacıyla, orman muhafaza memurlarına kendilerini açısından en önemli gördükleri üç sorunu öncelikleri itibariyle belirtmeleri istenmiş ve elde edilen sonuçlar Tablo 1’de sunulmuştur.
Buna göre, orman muhafaza memurları kendilerine sunulan 7 farklı sorun alternatifi arasında, birinci derecede öncelikli sorun olarak % 59,2’lik oranla ilk sırada “zimmet yükümlülüğü” sorununu öne çıkarmıştır. Zimmet yükümlülüğü sorununu sırasıyla “kolluk kuvveti olarak görev yapılmasına rağmen, haklarından yeterince istifade edememe” (%24,3) ve “sorunların çözümünde idareden yeterli desteği görememe” (%4,9) sorunu izlemiştir.

Tablo 1. Orman muhafaza memurlarının mesleki sorunlarının öncelik sırası Meslekle ilgili sorunlar

1. öncelikli

2. öncelikli

3. öncelikli

Sayı

%

Sayı

%

Sayı

%

Zimmet yükümlülüğü

61

59,2

13

12,7

4

4,0

Sorunların çözümünde idareden yeterli desteği görememe

5

4,9

8

7,8

8

7,9

Kolluk kuvveti olarak görev yapılmasına rağmen, haklarından yeterince istifade edememe

25

24,3

32

31,4

12

11,9

Aynı zaman diliminde çok çeşitli ve fazla iş yükünden sorumlu tutulma

1

1,0

27

26,5

23

22,8

Mesleki kıyafet sorunu (Elbise, ayakkabı vb. giysilerin kalitesizliği)

4

3,9

7

6,9

18

17,8

Zati yakacak odun dağıtımında mevzuatla fiili durum arasında uyumsuzlukların doğurduğu sorunlar

3

2,9

9

8,8

12

11,9

Ormancılık teşkilatı çalışanları arasında orman muhafaza memurlarına yeterince değer verilmemesi

4

3,9

6

5,9

24

23,8

Toplam

103

100,0

102

100,0

101

100,0

Öte yandan, orman muhafaza memurlarının ikinci öncelik sırasında gördükleri en önemli sorun %31,4’lük oranla “kolluk kuvveti olarak görev yapılmasına rağmen, haklarından yeterince istifade edememe” sorunudur. Bu sorun aynı zamanda birinci öncelikli sorunlar sıralamasında da ikinci sırada yer almış olup, ilgili kesim tarafından oldukça önemli görüldüğüne de işaret etmektedir.
Üçüncü öncelikli sorunlar arasında ise ilk sırada %23,8’lik oranla “ormancılık teşkilatı çalışanları arasında orman muhafaza memurlarına yeterince değer verilmemesi” sorunu yer almıştır.
Katılımcıların öncelikli olarak dile getirdikleri sorunlarla çalıştıkları işletme, yaş grubu, eğitim düzeyi, hizmet süresi gibi özellikleri arasında istatistiki olarak anlamlı bir farklılık söz konusu değildir. Bir başka ifadeyle, sorunlara verilen önem düzeyleri sözü edilen özelliklerden etkilenmemekte dolayısıyla tüm farklı özelliklerine rağmen katılımcılar benzer sorunlar üzerinde yoğunlaşmaktadır. O nedenle dile getirilen sorunların tüm katılımcıların ortak sorunları olduğu rahatlıkla ifade edilebilir.
4
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
Görüldüğü üzere, zimmet yükümlülüğü başta olmak üzere, kolluk kuvvetlerine tanınan haklardan yeterince istifade edememe ve teşkilat çalışanları arasında kendilerine yeterince değer verilmemesi şeklinde orman muhafaza memurları sorunları önceliklendirmeye tabi tutmuştur. Aslında, burada öne çıkarılan sorunlar, aynı zamanda anketin sonunda katılımcıların görüşlerini yazılı olarak ifade ettikleri kısımda en fazla dillendirilen ve tekrarlanan konular olarak da dikkat çekmektedir. Dolayısıyla genel olarak orman muhafaza memurları, sorumluluklarının büyük olduğu, bunun karşılığında kendilerine tanınan hakların, yetkilerin ve teşkilatta kendilerine verilen değerin yetersizliği görüşünü öne çıkarmışlardır.
Öne çıkan bu sorunlara ilaveten değişik öncelik ve oranlarda destek gören sorunlara da değinilmelidir. Nitekim orman muhafaza memurlarının önemli bir kısmı burada çok fazla ön sıralarda desteklemeseler de görüşlerini yazılı olarak ifade ettikleri anketin son bölümünde mesleki kıyafet sorunu üzerinde ağırlıkla durmuşlardır. Bu kapsamda dağıtılan kıyafetlerin belli standartlarda olmaması, kalitesiz olması ve arazi şartlarına uygun olmaması gibi hususlar başlıca şikâyet konularını oluşturmaktadır. Çalışanların kıyafet konusunda dile getirdikleri sorunların çözümü iki açıdan önem arz etmektedir. Bunlardan bir tanesi çalışanların kedilerini giydikleri kıyafet içinde rahat hissedebilmeleridir. Bu noktada, orman muhafaza memurlarının arazi şartlarına uygun olmayan resmi kıyafetlerle arazide çalışma imkânları son derece sınırlıdır. İkinci husus ise çalışanlar giydikleri kıyafetle aynı zamanda belli bir kurumu temsil ediyor olmalarıdır. Dolayısıyla olumsuz arazi şartlarında çalıştıktan sonra aynı kıyafetlerle kurumun temsil edilmesi kurum imajını da zedeleyeceği unutulmamalıdır.
3.3. Katılımcıların Çalıştıkları Teşkilatla İlişkileri
Daha önce mesleki konularla ilgili bir soruşturma geçirip geçirmediklerine ilişkin yöneltilen soruya karşılık, bireylerin %66,1’i geçirmediği, %27,6’sı bir defa geçirdiği ve %6,3’ü ise iki ve daha fazla sayıda soruşturma geçirdiğini ifade etmiştir.
Bu sonuçlar, her üç muhafaza memurundan birinin en az bir defa soruşturma geçirdiğine işaret etmektedir. Bu kişilere soruşturmanın mahiyeti sorulduğunda, nakliye tezkerelerinin usulüne uygun düzenlenmemesi, koruma faaliyetleri, görevi ihmal ve zimmet konusu en fazla öne çıkan konular olmuştur. Çalışanların bir kısmı da soruşturma sonucunda ceza almıştır. Bu çerçevede, soruşturma konularının genel olarak iş yükü fazlalığı ile yakından ilişkili olduğu ifade edilebilir. Zira katılımcılardan bazıları özellikle sınırlı bir zaman diliminde çok sayıda nakliye tezkeresi kesmenin de etkisiyle bazı evraklarda gayri ihtiyari bazı eksikliklerin olduğuna vurgu yapmıştır.
Öte yandan, mesleki başarıları nedeniyle mükâfat alıp almadıklarına ilişkin yöneltilen soruya, bireylerin %67’si almadığı, %19,6’sı bir defa aldığı ve %13,4’ü ise iki ve daha fazla mükâfat aldığı şeklinde cevap vermiştir. Mükâfat alanlara mükâfatın niteliği sorulduğunda, başta terfi olmak üzere, sırasıyla takdir belgesi, para ikramiyesi, sözlü teşekkür ve hediye şeklinde bir sıralama yapılmıştır.
Gerek bir ya ada iki defa mükâfat alanların oranı ve gerekse yapılan ödüllendirmenin mahiyeti dikkate alındığında, mükâfat uygulamasının teşkilatta çok yoğun şekilde uygulandığını söylemek pek mümkün değildir. Hâlbuki çalışanların motivasyonu açısından son derece önemli bir araç olan mükâfatın kullanılması, onların işe ve örgüte olan bağlılıklarını artırabileceği gibi onları olumlu tutum ve davranışlara sevk ederek verimliliklerini de olumlu yönde etkileyeceği unutulmamalıdır.
5
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
Katılımcılara orman muhafaza memuru olarak çalışmaktan memnun olup olmadıkları sorulduğunda, yaklaşık 2/3’lük bölüm (%68,6) memnun olduklarını, kalan bölüm ise (%31,4) memnun olmadıklarını ifade etmiştir.
Burada meslekten memnun olmayanların oranı ile en az bir defa soruşturma geçirmiş olanların oranının yaklaşık aynı olması dikkat çekicidir. Nitekim yapılan korelasyon analizi sonucunda meslekten memnuniyetsiz sayısı ile en az bir defa soruşturma geçiren çalışan sayısı arasında zayıf da doğrusal korelasyon tespit edilmiştir.
Öte yandan, aynı ekonomik imkânlar çerçevesinde bir başka meslekte çalışmak isteyip istemedikleri sorusuna, katılımcıların yarısından fazlası (%55) evet cevabını verirken, hayır (%43,1) diyenlerin yanında her ikisi de olabilir (%1,8) diyenler de olmuştur.
Bu noktada, başka meslekte çalışmaya olumlu ve olumsuz bakanların gerekçeleri önem arz etmektedir. Çalışanları aynı ekonomik imkânlara rağmen başka mesleği tercihe iten başlıca faktörlere bakıldığında, mesleki görev ve sorumlulukların fazlalığı, teşkilat çalışanları arasında kendilerine hak ettikleri değerin verilmemesi ve zimmet sorunu gibi daha önce başlıca sorunlar olarak da öne çıkan hususların gerekçe olarak ileri sürüldüğü görülmektedir. Öne çıkan bu gerekçelerin haricinde, çalışma saatlerinin belirsizliği, yönetimin kendi sorunlarıyla ilgilenmemesi, çalışma şartlarının zorluğu, özlük haklarının yetersizliği (tatil, izin, maaş vb.), kurum içi dayanışma eksikliği ve köylüyle olan çatışma gibi gerekçeler az da olsa dile getirilmiştir. Dolayısıyla katılımcıların mesleklerine olan bağlılıklarında sözü edilen sorunların önemli derecede etkisinin olduğu anlaşılmaktadır.
Buna karşılık, aynı ekonomik imkânlar sunulması halinde başka mesleğe geçmeği düşünmediğini beyan edenler ise meslek sevgisi, kurumdan duyulan memnuniyet ve alınan eğitim gibi gerekçeleri ileri sürmüştür.
Çalışanların motivasyonu noktasında özellikle sosyal imkânlar önemli bir unsurdur. Bu noktada, orman muhafaza memurlarına teşkilat tarafından sağlanan çeşitli imkânlardan yararlanıp yararlanmadıkları sorulmuştur. Buna göre, bireylerin en fazla istifade ettikleri teşkilat imkanları sırasıyla lojman (%50), yemekhane (%42,1), lokal (%19,3), misafirhane (%10,5) ve diğer (%4,4) şeklinde sıralanmıştır.
Özellikle bireylerin yarsının lojmandan istifade ediyor olması, orman muhafaza memurluğu mesleğinin bütün zorluklarına rağmen avantajlı ve mesleğin çekiciliğini artıran yönlerinden birisi olarak değerlendirilebilir.
Katılımcılara görevlerini ifa ederken en fazla sorun yaşadıkları kesim sorulduğunda, bu kesimlerin sırasıyla; köylüler (%55,3), orman teşkilatındaki çalışanlar (%21,1), orman teşkilatındaki amirler (%12,3), muhtarlar (%7,0), adliye teşkilatı çalışanları (%4,4) ve diğer (%0,9) şeklinde sıralandığı görülmüştür.
Burada özellikle köylülerin en fazla sorun yaşanan kesim olarak öne çıkması, orman teşkilatının en önemli paydaşı olması nedeniyle beklenen bir sonuç olarak değerlendirilebilir. Özellikle Artvin ilindeki köylerin tamamının orman köyü niteliğinde olmasının da etkisiyle, orman teşkilatı adına köylülerle en fazla ilişki içinde olan orman muhafaza memurlarının bu kesimle de çeşitli sorunlar yaşamasını kaçınılmaz kılmıştır. Nitekim yine Artvin OBM bünyesinde orman köylüleri ile ilgili yürütülen bir çalışmada, orman köylülerine en çok ilişki içinde oldukları ormancılık teşkilatı çalışanının kim olduğu sorulduğunda, soruyu cevaplayanların 3/4 gibi çok büyük bir çoğunluğu (%74,9) orman muhafaza memuru ve akabinde orman bölge şefi (%11,3) yanıtını vermişlerdir. Yine aynı çalışmada köylüler ormanların korunmasında asıl sorunun korumayla görevli orman muhafaza memurlarının görev bilincine sahip olmamalarından kaynaklandığı şeklindeki yargıyı da orta düzeyin üzerinde desteklemişlerdir (Öztürk ve Sağlam, 2007). Bu sonuçlar
6
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
orman muhafaza memurlarının en çok sorun yaşadığı kesimin köylüler olması bulgusunu desteklemekle birlikte, gerek orman muhafaza memurlarının kendi görevlerini gerekse orman teşkilatının etkinliklerini başarıyla yürütebilmesi ve orman köylüleri nezdindeki orman muhafaza memuru algısından dolayı özellikle üzerinde durulması gereken bir konu olmaktadır.
Öte yandan, katılımcılara görev ve sorumluluklarını başarıyla yerine getirebilmelerine destek olacak imkânlara sahip olup olmadıkları sorulduğunda, yarısından fazlası (%55) bu soruya olumsuz cevap verirken, kalan kısmı (%45) ise yeterli imkânların sağlandığı yönünde olumlu cevap vermiştir.
Katılımcıların karşılanmadığını beyan ettikleri imkânlar konusunda en fazla öne çıkan husus ulaşımda kullanılan araç eksikliğidir. Onun dışında yardımcı eleman eksikliği, sosyal imkânlarının kısıtlılığı, çalışma ofisi ile arazide konum tayini için GPS, bilgisayar vb. teknoloji ağırlıklı araçlar az da olsa talep edilen imkânlar arasındadır.
3.4. Katılımcıların Mesleki Konulardaki Yargılara İlişkin Düşünce ve Tutumları
Katılımcılara uygulanan anket kapsamında, orman muhafaza memurlarının sorunlarını, orman teşkilatı ile olan ilişkilerini ve muhtelif konulardaki taleplerini de içine alacak şekilde 13 farklı yargı sunulmuş ve sunulan yargılara ne ölçüde katıldıkları 5’li likert tipi ölçekle belirlenmeye çalışılmıştır (Tablo 2).

Tablo 2. Mesleki konulardaki çeşitli yargılara ilişkin düşünce ve tutumlar Yargılar

Ort.

Mod

S. Sap.

1

Bizlere yapılan zimmetleri, mevcut zaman ve imkânlar çerçevesinde kontrol altında tutmak mümkün değildir.

4,3738

5

1,28506

2

İfa edilen görev ve sorumluluklar ile harcanan mesai dikkate alındığında, orman muhafaza memurları ekonomik olarak emeklerinin karşılığını alamamaktadır.

4,2202

5

1,32887

3

Yönetmelikte tanımlanan görev ve sorumluluklar dışında işleri de yapmak zorunda bırakılıyoruz.

3,9815

5

1,40747

4

Mevzuattın fiili durumla örtüşmemesi köylüyle aramızda çatışma yaşanmasına neden olmaktadır.

3,9554

5

1,46052

5

Sorumluluklarımızı yerine getirmeye yetecek imkân ve araçlar sağlanmamaktadır.

3,6195

5

1,48996

6

Teşkilat çalışanları arasında orman muhafaza memurlarına yeterince değer verilmemektedir.

4,1770

5

1,40299

7

Teşkilatta fikir ve düşüncelerimize yeterince önem verilmemektedir.

3,9554

5

1,34492

8

“Orman Muhafaza Memuru” olan unvanımız, mesleğimizi ifade etmede yetersiz kalıyor.

3,7168

5

1,44833

9

Örgütsel sorunlardan dolayı bazen işçilerin yapması gereken işleri de yapmak zorunda bırakılıyoruz.

4,2920

5

1,31395

10

Sorumluluk ve görevlerimizin fazlalığı bazılarını hakkıyla yerine getirmemizi engelleniyor.

4,1316

5

1,31373

11

Bağlı olduğumuz şefliklerde bir büro tahsis edilmesi, bizlere yönelik olumsuz düşünceleri yıkacak ve meslektaşlarımızı motive edecektir.

4,4071

5

1,16984

12

İşlerin çeşitliliğinden dolayı orman muhafaza memurluğunda uzmanlaşmaya gidilmelidir.

4,5664

5

1,01661

13

Diğer kolluk kuvvetlerinde olduğu gibi emekli orman muhafaza memurlarından da silah harcı alınmamalıdır.

4,7895

5

0,84637

1. Kesinlikle Katılmıyorum, 2. Kısmen Katılmıyorum, 3. Orta Düzeyde Katılıyorum, 4. Kısmen Katılıyorum, 5. Kesinlikle Katılıyorum
“Bizlere yapılan zimmetleri, mevcut zaman ve imkânlar çerçevesinde kontrol altında tutmak mümkün değildir.” şeklindeki ilk yargıya orman muhafaza memurları ağırlıklı olarak kısmen katılma (Ort.=4,37) eğilimi göstermiştir. Bu bağlamda her beş kişiden dördü (%81,3) kendilerine zimmetlenen arazi, ağaç serveti vb. orman kaynaklarını sürekli ve sağlıklı şekilde kontrol etmelerinin fiilen mümkün olmadığı görüşündedir.
7
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
Fiiliyattaki bu duruma binaen ortaya çıkan olumsuzluklardan dolayı kendilerinin mağdur olduklarını düşünmektedirler. Nitekim, orman muhafaza memurlarının en önemli ilk üç sorunu sıralamasında zimmet sorununun birinci öncelikli sorunlar arasında en fazla hem fikir olunan sorun olarak öne çıkması, zimmetle ilgili yargıya yüksek katılım oranıyla da örtüşmektedir.
Öte yandan, OGM Stratejik Planlama Çalıştayı Paydaş Toplantısı Raporu’nda da Kurumsal Kapasite ve Yasal Çerçeve Grubu tarafından geliştirilmeye açık ve zayıf yön olarak belirtilen hususlardan biri de zimmet sorunu konusudur (OGM, 2012).
Zimmet sorununun bu denli önemsenmesinin altında yatan temel neden bir ya da birkaç orman muhafaza memuruna gerçekte görevleri süresince hiç görme imkânı olmayan nesne ya da alanların (bazen de envanteri dahi yapılmamış nesnelerin) zimmetlenmesidir. Unutulmamalıdır ki bu çalışanlar sadece zimmetlenen nesne ya da arazileri bir fabrika bekçisi gibi koruma imkânına sahip değildir. Ayrıca koruma görevinin ifa edilmesi gereken zaman diliminde, kendilerine zimmet yapılan kişilerin çok farklı nitelikte ve yerlerde görev icra etme durumunda kaldıkları da bir gerçektir.
İkinci sırada yer alan “İfa edilen görev ve sorumluluklar ile harcanan mesai dikkate alındığında, orman muhafaza memurları ekonomik olarak emeklerinin karşılığını alamamaktadır.” şeklindeki yargıya da orman muhafaza memurları ağırlıklı olarak kısmen katılma eğilimi (Ort.=4,22) göstermiştir. Dolayısıyla, yine her beş orman muhafaza memurundan dördü (%81,6) yaptıkları iş ve yüklendikleri sorumlulukların ekonomik olarak karşılığını tam olarak alamadıkları görüşüne sahiptirler.
Böyle bir düşüncenin oluşumunda doğaya açık arazi şartlarında, zaman zaman mesai kavramı olmaksızın ve daha önce bahsedilen ağır zimmet yükümlülüğü altında görev icra edilmesinin etkili olduğu düşünülmektedir. Bazı bölgeler gerek arazi şartları, gerek iş yoğunluğu ve gerekse orman köylü ilişkileri açısından diğer bölgelerden daha sorunlu olabilmektedir. Bu durumda orman muhafaza memurlarının sadece diğer kamu çalışanları ile kıyaslandığında değil kendi içlerinde de külfet kazanç dengesizliği söz konusu olabilmektedir. Bu noktada orman muhafaza memuru kadrosunda olmakla birlikte fiilen başka görevlerde istihdam edilenlerin varlığı, mesleğini fiilen icra eden orman muhafaza memurlarınca hakkaniyetli bir uygulama olarak görülmemektedir.
“Yönetmelikte tanımlanan görev ve sorumluluklar dışında işleri de yapmak zorunda bırakılıyoruz” şeklindeki üçüncü sırada sunulan yargıya ilişkin orman muhafaza memurları puan olarak bir miktar altında olmakla birlikte ağırlıklı şekilde kısmen katılma (Ort.=3,98) eğilimi göstermişlerdir. Katılımcıların %71,6’sı bu yargıyı kısmen ya da kesinlikle desteklediklerini ifade ederken, kalan kesim orta düzeyde katılma ve katılmama yönünde görüş bildirmiştir.
Orman muhafaza memurlarının çalışma usul ve esaslarını belirlemek amacıyla 06.03.1996 tarih ve 4 sayılı Bakanlık oluru ile “Orman Muhafaza Memurları Görev ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik” çıkarılmıştır. Anılan yönetmelik 49 maddeden müteşekkil olup, bu maddelerin 40 tanesi ilgili memurların görev, sorumluluk ve faaliyet alanlarını ayrıntılı olarak izah etmektedir. Söz konusu Yönetmeliğin görev ve sorumluluklara ilişkin bölümlerinin başlıkları incelendiğinde, üçüncü bölümü “Orman Muhafaza Memurlarının Görev ve Sorumlulukları, Yetkileri, Saha ve Demirbaş Teslimi, Harita Tanzimi, Görev Değiştirme, Görev Mahallinde İkamet”, dördüncü bölümü “Orman Muhafaza Memurları Tarafından Çeşitli Orman Suçlarının Takibi, Neticelendirilmesi”, beşinci bölümü “Orman Muhafaza Memurları Tarafından Nakliye Tezkerelerinin Kontrolü, Nakliye Tezkeresine Tabi Olan Olmayan Orman Ürünleri, İthal Orman Ürünlerinde, Tali Ürünlerde ve Resmi Daire ve Müesseselerde Nakliye Tezkeresi Kontrolü”, altıncı bölümü “Orman Muhafaza
8
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
Memurlarının, Orman Yangınlarını Önleme ve Mücadele Çalışmalarındaki Görevleri, Yangın Suçlarının Takibi”, yedinci bölümü “Orman Muhafaza Memurlarının Silvikültür Uygulamaları ile İlgili İşlerde Görevlendirilmesi”, sekizinci bölümü “Orman Muhafaza Memurlarının Üretim ve Depo İşlerinde Görevlendirilmeleri, Bu işlerde Sorumluluklar”, dokuzuncu bölümü “Orman Muhafaza Memurlarının Ağaçlandırma, Erozyon Kontrolü, Mera Islahı, Fidanlık ve Tohum İşlerindeki Görevleri”, onuncu bölümü ise “Orman Muhafaza Memurlarının Milli Park, Tabiat Anıtı, Tabiatı Koruma Alanı, Orman İçi Dinlenme Yeri, Avcılık ve Balıkçılık İşlerindeki Görevleri”, onbirinci bölüm “Orman Muhafaza Memurlarının Tabanca ile Teçhizi, Tabancanın Kaybı Halinde Yapılacak Soruşturma, Ödenecek Bedel, Tabancaların Bakımı ve Emniyet Kuralları, Taşınma Şekli, Mermilerin Bakım ve Sarfı, Tabanca ve Mermilerin Teslimi, Tabanca Taşıma ve Kullanma Hak ve Selahiyeti, Silah Kimliği, Tabanca Taşıma”, onikinci bölüm “Orman Muhafaza Memurlarının Arama Yetkileri ve Aramanın Yapılması Şekli, Muhtar ve İhtiyar Meclisi ile Yapacakları İşbirliği” ve onüçüncü bölüm ise “Orman Muhafaza Memurlarınca; Düzenlenecek Suç Tutanaklarında ve Yediemin Senetlerinde Dikkat Edilecek Hususlar, Tutulacak Defter ve Kayıtlar ve Dosyalama İşleri, Yapılacak Diğer Görevler, Memurların Tabi Oldukları Kanun ve Yönetmelikler, Kıyafetleri” başlığını taşımaktadır.
Bu kadar çeşitli işler arasında, sadece koruma görevi kapsamında orman muhafaza memurlarının sorumluluğundaki evrak ve işler ise şunlardır (Elvan, 2005):
• Basılı suç tutanağı ve yediemin senetleri, teslim tesellüm tutanağı,
• Zimmet defteri,
• Günlük vukuat defteri,
• Açma ve yerleşme, işgal ve faydalanma kayıt defteri,
• Sorumluluk sahası haritası,
• Zayi edilen veya sahtesinin yapılmasından dolayı kullanılmaktan kaldırılan damga ve nakliye tezkereleri ile zayi edilen tabancaların kaydına dair defter,
• Silah muayene defteri,
• Direktif ve emir defteri,
• Not defteri,
• Amirleri tarafından verilecek diğer defter, kayıt ve dosyalar
Yönetmeliğin ilgili bölüm başlıkları dahi orman muhafaza memurlarının görev ve sorumluluk çeşitliği ve büyüklüğünü göstermesi açısından yeterlidir. Ancak orman muhafaza memurlarının görev ve sorumluluklarını yerine getirebilmeleri için bahse konu Yönetmelik ve ormancılık fenni bilgilerinin dışında; Orman Kanunu, Kara Avcılığı Kanunu, Çevre Kanunu, Milli Parklar Kanunu, Su Ürünleri Kanunu, Orman kadastro Kanunu, Ateşli Silahlar Kanunu, TCK’nın ilgili hükümleri, Orman Döner Sermaye Yönetmeliği, Mekez Av Komisyonu Kararları, Orman, Çevre ve Yaban Hayatı ile ilgili uluslararası sözleşmeler hakkında da bilgi sahibi olmaları gerekmektedir (Elvan, 2005).
Kaldı ki sıralanan hususlardan bazıları (koruma, harita tanzimi, suç takibi, tali ürünler, silvikültür, dikili satış, erozyon kontrolü vb.) ayrı uzmanlıklar gerektirebilmektedir. Bunlara ilaveten bazen özel işleri de dahil olmak üzere yöneticiler tarafından Yönetmelikte yer almayan işlerin yaptırılmaya çalışılması orman muhafaza memurlarını hem zor durumda bırakabilmekte hem de kendileri tarafından onur zedeleyici bir durum olarak da algılanabilmektedir (Anonim, 2011).
“Mevzuattın fiili durumla örtüşmemesi köylüyle aramızda çatışma yaşanmasına neden olmaktadır.” yargısına da orman muhafaza memurları bir önceki yargıya benzer şekilde puan olarak bir miktar altında olmakla birlikte ağırlıklı şekilde kısmen katılma seviyesinde
9
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
(Ort.=3,96) destek vermişlerdir. Yine bu yargıya kısmen ya da kesinlikle katılarak destekleyenler %69,6 olarak gerçekleşmiştir.
Bilindiği üzere, orman kaynaklarına yönelik usulsüz müdahalelerden köylülerin bazı yasal haklarının karşılanmasına varıncaya kadar birçok hususta köylülerle en fazla muhatap olan orman teşkilatı çalışanı orman muhafaza memurlarıdır. Özellikle ormanların gerek korunması ve gerekse faydalanmaya konu edilmesi sıkı kurallara bağlı olduğundan, orman muhafaza memuru orman köylüsü ilişkisinde de bu kurallar doğal olarak temel belirleyici olmaktadır. Ancak mevzuatta yazılı olanların gereğini yerine getirmek bazen fiiliyatta çok zor olabilmekte ya da çok daha büyük sorunlar yaşanmasına neden olabilmektedir. Nitekim Ülkemiz orman köylerinde gerek orman mülkiyetine dayalı ihtilaflar, gerekse de orman arazilerinden geleneksel yararlanma alışkanlıklarının, orman teşkilatının düzenlenmiş amenajman planlarına dayalı bakım, ıslah ve gençleştirme çalışmalarını yapmalarına zaman zaman engel olduğu görülmektedir. Örneğin, Maçka Devlet Orman işletme Müdürlüğü orman alanının %12’sinde sosyal baskı nedeniyle üretim yapılamadığı ifade edilmektedir (Türker ve Ayaz, 1998; Türker ve ark., 1998).
Dolayısıyla bu ve benzeri çatışma doğuran konularda köylülerle doğrudan muhatap olan ve sorunu hem yasal mevzuata uygun hem de köylüyü mağdur etmeyecek şekilde çözüme kavuşturmada orman muhafaza memurlarına önemli görevler düşmektedir. Bu kapsamda, özellikle yakacak odun haklarının verilmesi sürecinde köylülerim mağdur olmasını önleme adına zaman zaman bazı taviz ya da kolaylıklar sağlanması söz konusu olabilmekte, ancak bunun tüm sorumluluğu da orman muhafaza memurlarına yüklenmektedir.
Orman muhafaza memurları “Sorumluluklarımızı yerine getirmeye yetecek imkân ve araçlar sağlanmamaktadır.” şeklindeki yargıya orta düzeyde ve kısmen katılma düzeyi (Ort.=3,62) arasında destek vermişlerdir. Her iki desteğin oransal karşılığı %62,8 olarak gerçekleşmiştir. Tüm yargılar içinde bu yargı katılımcılar tarafından en az desteklenen yargı olarak dikkat çekmektedir. Benzer şekilde en yüksek standart sapma değerine (S.S.=1,49) sahip olması da orman muhafaza memurlarının bu yargıya ilişkin nispeten farklı düşüncelere sahip olduğuna da işaret etmektedir.
Bu kapsamda özellikle orman muhafaza memurlarının kendilerine yüklenen sorumluluklarla orantılı şekilde imkân ve araçlar sağlanmadığı ya da sağlanamadığı, hatta zaman zaman hiçbir sorumluluğu olmayan bazı çalışanlara imkân ve araç sağlanma noktasında daha öncelikli davranıldığına ilişkin serzenişler de söz konusudur. Ayrıca demirbaş silahlar, teknolojik imkânların kendilerine sunulmaması, arazi şartlarına uygun kıyafet vb. konular (Anonim, 2011) da bu yargının az da olsa katılımcılar tarafından desteklenmesinin nedenleri arasında sayılabilir.
“Teşkilat çalışanları arasında orman muhafaza memurlarına yeterince değer verilmemektedir.” yargısına yönelik kısmen katılım (Ort.=4,18) şeklinde verilen destek, orman teşkilatı çalışanları arasında kendilerinin hak ettiği değeri görmediği ya da küçük görüldüğüne inandıklarına işaret etmektedir.
Bir başka ifadeyle, her beş kişiden dördü (%79,7) teşkilat içinde diğer ormancılık teşkilatı çalışanlarının (bazen bürodaki bir memur ya da bazen bir işçinin) kendilerinden daha önemli görüldüğü, bunun da kendilerine hissettirildiği düşüncesine sahiptirler. Normal şartlar altında, teşkilatta böyle bir anlayış ya da uygulamanın olmaması gerekir. Ancak kişisel olarak yaşanan bu konudaki tek bir olumsuz deneyimin/durumun dahi kişilerde böyle bir görüş oluşmasına neden olacağı unutulmalıdır.
“Teşkilatta fikir ve düşüncelerimize yeterince önem verilmemektedir.” yargısı da bir önceki yargıya benzer şekilde kısmen katılım (Ort.=3,95) şeklinde orman muhafaza 10
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
memurlarınca desteklenmiştir. Dolayısıyla, özellikle teşkilatta katılımcı bir anlayış çerçevesinde orman muhafaza memurlarının fikir ve düşüncelerinin alınmadığı görüşünde olanlar %74,1’lik kesimi oluşturmaktadır.
Bu görüş Ülkemizde devlet orman teşkilatında işletme kültürünü ortaya koymak amacıyla yönetici kademesindeki çalışanlarla yapılan çalışmadan elde edilen bulgularla da örtüşmektedir. Nitekim, ilgili çalışmada çalışanların görüş ve düşüncelerinin dikkate alınması sürecinde yeterli çaba gösterilmediği görüşü katılanların %48’i tarafından benimsenmiştir (Türker ve ark., 2009).
Örgütlerin başarılı bir şekilde amaçlarına ulaşabilmesi, yönetimin çalışanların fikirlerine önem vermesi ve onları örgütün ortak amaçlarına yönlendirilmesi ile mümkün olabilir. Aynı şekilde çalışanların düşüncelerine önem verilmesinin ve ilgili karar süreçlerine katılımlarının sağlanması, çalışanların alınan kararlar doğrultusunda hareket etmesine yardımcı olacaktır. Buna karşılık çalışanlar doğal olarak katkı sunmadıkları kararlara karşı daha olumsuz tavır sergileme eğiliminde olacaklardır. Bu bağlamda son iki yargı ile orman muhafaza memurları açısından ortaya çıkan olumsuz tablo birlikte değerlendirildiğinde, bunu bir kurum politikasının sonucu olarak görmekten ziyade yönetici kademesindeki bazı kişilerin bireysel tutum ve davranışlarının böyle bir sonucu ortaya çıkarmış olabileceği söylenebilir. Sebebi her ne olursa olsun muhafaza memurları arasında bu şekilde olumsuz algıların hâkim olması özellikle üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Zira kendilerine büyük sorumluluklar yüklenen ve çok çeşitli görevlerle görevlendirilen personelin bu tür algılara sahip olması, bu kesimin moral motivasyonunu ve buna bağlı olarak da iş verimliğini ve işe olan bağlılığını düşürmesi ve bunun da işletme performansını olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmaz olacaktır.
“Orman Muhafaza Memuru olan unvanımız, mesleğimizi ifade etmede yetersiz kalıyor.” yargısı orta düzeyde katılma ile kısmen katılma arasında (Ort.=3,72) ve katılımcıların %61,1’i tarafından desteklenmiştir.
Mesleğin tanınırlığı ve bilinirliği açısından unvan son derece önemlidir. Mevcut meslek unvanı bu haliyle toplum nezdinde orman muhafaza memurlarının ağaçları koruyan elinde silahı olan birer bekçi gibi algılanmasına neden olmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki artık gerek toplumun ve gerekse ormancılık teşkilatının orman kaynaklarına yönelik bakış açısı değişmiştir / değişmektedir. Günümüzde çağdaş ormancılık anlayışında, ormanlar mutlak korunması gereken bir kaynak olmadan ziyade, korumanın yanında sürdürülebilir şekilde ve çok yönlü faydalanmaya konu edilmesi gereken bir kaynak olarak da görülmektedir. Dolayısıyla, ormanı koruma ve sadece odun faydalanmasına dayalı dar kapsamlı ormancılık anlayışı artık terk edilmiştir. Bu noktadan bakıldığında başlangıçta mutlak korumacı düşünceyle oluşturulan ve bu çerçevede adı konan orman muhafaza memurluğu mesleğinde de ilgili meslek mensuplarının icra ettiği faaliyetlere uygun ve işlevsel bir adlandırma yapılması hususu tartışmaya açılmalıdır.
“Örgütsel sorunlardan dolayı bazen işçilerin yapması gereken işleri de yapmak zorunda bırakılıyoruz.” yargısı kısmen katılma ile kesinlikle katılma arasında (Ort.=4,29) destek bulmuştur. Bu yargı oransal (%82,3) olarak en fazla destek bulan dördüncü yargı olarak da dikkat çekmektedir.
Özellikle idari yapı içerisinde işçi kadrosunda çalışan personelin yapması gereken işler açık ve kesin bir şekilde kendilerine bildirilmediğinden yani yönetsel sorunlardan dolayı, ilgili personelin yapması gereken bazı işler aksayabilmektedir. İşlerin yürütülmesi ve kontrolü sorumluluğu orman muhafaza memurlarına ait olduğundan, işlerin aksamaması adına zaman zaman işçilerin yapması gereken işler de orman muhafaza memurları 11
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
tarafından yapılabilmektedir. Bu ise orman muhafaza memurlarını hem fiziksel hem de psikolojik olarak olumsuz yönde etkilemektedir.
“Sorumluluk ve görevlerimizin fazlalığı bazılarını hakkıyla yerine getirmemizi engelleniyor.” yargısı da kısmen katılma ile kesinlikle katılma (Ort.=4,13) arasında destek bulmuştur. Bu yargıya katılanlar %78 oranındadır.
Daha önce ifade edilen göre ve sorumluluk çeşitliliği ve fazlalığı, doğal olarak ilgili personelin tüm işleri etkin ve verimli şekilde yerine getirmesini engellemektedir. Zaman zaman aynı anda iki farklı yerde iki farklı işi yürütme ya da daha doğrusu yürütüyormuş gibi yapma durumları bile ortaya çıkabilmektedir. Örneğin bir X bölmesinde üretim gerçekleştirilirken, aynı zaman diliminde bir başka Y bölmesinde koruma faaliyetinin icra edildiğine ilişkin koruma defterlerinin imzalanması, fiilen mümkün olmayan işlerin kâğıt üzerinde mümkün kılınması gibi istenmeyen sonuçlara neden olabilmektedir. Bu hususun yönetim tarafından bilinmemesi söz konusu değildir. Zira her iki görevin aynı zaman diliminde icrasının organizasyonundan yönetim sorumludur. Bununla bilrikte, olumsuz bir gelişme olması durumunda ilk hesabın sorulacağı kesimin de orman muhafaza memurları olacağı unutulmamalıdır.
Orman muhafaza memurlarının talebi niteliğindeki “Bağlı olduğumuz şefliklerde bir büro tahsis edilmesi, bizlere yönelik olumsuz düşünceleri yıkacak ve meslektaşlarımızı motive edecektir.” şeklindeki yargı kısmen katılma ile kesinlikle katılma (Ort.=4,40) arasında yüksek bir destek bulmuştur. Bu destek tüm yargılar içinde en yüksek üçüncü taraftar kitlesine (%85) sahiptir.
Orman muhafaza memurları görev ve sorumlulukları gereği belli zamanlarda sürekli arazide bulunmak durumunda iken, kalan zamanlarını da ilgili işletme ya da şefliklerde geçirmek durumundadırlar. Ancak bu zaman zarfında kendilerine tahsis edilmiş bir büro ya da mekânın bulunmayışı, diğer personelle kıyaslandığında kendilerinin ikinci sınıf çalışan olduğu yönünde bir algı oluşmasına neden olmaktadır. Tüm muhafaza memurları için tahsis edilebilecek ortak bir büro ilgili kesimin dışlanmışlık psikolojisini bertaraf edeceği gibi motivasyonunu artıracağı da göz önünde bulundurulmalıdır.
Başlıca sorun olarak dile getirilen yüklenen sorumluluk ve görevlerin fazlalığından olsa gerek “İşlerin çeşitliliğinden dolayı orman muhafaza memurluğunda uzmanlaşmaya gidilmelidir.” şeklindeki yargı kesinlikle katılıyorum seviyesine yakın (Ort.=4,57) bir destek bulmuştur. Bu aynı zamanda tüm yargılar içinde en yüksek ikinci desteğe (%91,2) işaret etmektedir.
Bu destek aslında uzmanlaşmanın hayata geçirilmesiyle bir anlamda görev ve sorumluluklarının da azalacağı yönündeki beklentinin bir sonucudur. Orman işletmelerinde hâlihazırda yürütülen ve her biri ayrı bir uzmanlık ve teknik bilgi gerektiren dikili satış, koruma, üretim, silvikültür vb. işler orman muhafaza memurları tarafından verimli ve başarılı bir şekilde yürütülmesi oldukça zordur. Aslında teşkilat yapısı itibariyle bakıldığında OGM dışındaki diğer ormancılık birimlerinde görevli olanlar büyük ölçüde kendi faaliyet alanlarındaki işlerle uğraşmaktadırlar. Örneğin Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nde çalışanlar bu birimin faaliyetlerinden sorumludurlar. Ancak burada talep edilen uzmanlaşma çalışılan birimden ziyade çalışma konusu itibariyle eğitim aşamasında orman muhafaza memurlarının belli alanlarda ihtisaslaşması ve nihayetinde bu ihtisaslaşma doğrultusunda istihdamına yöneliktir.
Kısa / orta vadede bu tür bir uzmanlaşma orman muhafaza memurları için pratikte pek mümkün görülmemektedir. Zira eğitim konusundaki sorun ön lisans programıyla henüz çözülme aşamasındadır. Kaldı ki ormancılıkta uzmanlaşma teknik eleman yani orman 12
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
mühendisi seviyesinde de öteden beri tartışılan bir konudur. Bu aşamada öncelikle orman mühendisliği seviyesinde gidilecek bir uzmanlaşmanın ardından uygulama ayağında da orta / uzun vadede ele alınması gereken bir husus olduğu ifade edilebilir.
Son yargı “Diğer kolluk kuvvetlerinde olduğu gibi emekli orman muhafaza memurlarından da silah harcı alınmamalıdır.” şeklinde olup, tüm yargılar içerisinde kesinlikle katılma şeklinde en fazla destek (Ort.=4,79) gören yargı olma özelliğine sahiptir. Aynı zamanda oransal olarak da en büyük desteği (%94,8) bu yargı almıştır. Kaldı ki bu görüşe ilişkin standart sapmanın da diğerlerine oranla nispeten düşük çıkması orman muhafaza memurlarının silah harcı konusunda birbirlerine yakın düşüncede yani fikir birliği içinde olduklarına da işaret etmektedir.
Orman muhafaza memurlarına en öncelikli ilk üç sorunları sorulduğunda ikinci öncelikli sorunlar arasında kolluk kuvveti olarak görev yapmalarına rağmen haklarından yeterince istifade edemediklerini belirtmiş olmaları da buradaki bulguyla örtüşmektedir. Muhafaza memurlarının görevleri süresince edindikleri silahlarından emekli olunca alınan yüksek silah harcının diğer kamu kurumlarından emekli olan kolluk kuvvet personeliyle eşitlenmesini talep etmektedirler.
Özlük hakları, ekonomik sorunlar vb. düşünüldüğünde silah harcı konusunun bu denli önemsenmesi çok da beklenen bir durum değildir. Ancak, ormanların korunması sürecinde orman muhafaza memurları, gerek orman suçlarının önlenmesi, gerekse suçların tespiti ve davaların takibi sürecinde aktif rol almaktadırlar. Bu durum kaçakçılık, işgal, izinsiz ağaç kesme, vb. suçları işleyen ve özellikle de ceza alan kesimlerle orman muhafaza memurları arasında sürtüşmeler ve hatta hasımlığa kadar varabilmektedir. Bu noktada görevleri başında caydırıcılık ve savunma amacıyla bulundurdukları silahlarına emekli oldukları dönemde de aynı amaçla ihtiyaç duyabilmektedirler. Diğer kolluk kuvvetlerinin aksine kendilerinden emekli oldukları dönemde talep edilen yüksek silah harçlarını emeklilik döneminde karşılayamayacakları endişesinin bu yargıya yüksek oranlı desteği doğurduğu düşünülmektedir.
3.4. Katılımcıların Diğer Görüşleri
Katılımcılardan anket kapsamında yöneltilen sorularda değinilmediğini düşündükleri konulara ilişkin görüşlerini yazılı olarak paylaşmaları talep edilmiştir. Bu kapsamda, katılımcıların paylaştıkları görüşlerde büyük ölçüde anketin önceki bölümlerinde açık ve kapalı uçlu sorularda yer verilen sorun ve konuların yinelendiği görülmüştür. Aynı konuların tekrar ifade edilmesi bu konulara atfedilen önemin bir göstergesi olarak alınabilir.
Bununla birlikte, görüş beyan edilen konulardan sadece 5 tanesi anket soruları içinde doğrudan yer almayan konulardan oluşmaktadır. Bu şekilde katılımcılar tarafından yazılı olarak ifade edilen konular ağırlıklarına göre sırasıyla; 49’uncu madde tazminatı konusu, eğitim ve görevde yükselme hakkı, çalışan sayısının yetersizliği sorunu, çalışanlar arasında adil bir çalışma sistemi bulunmayışı ve can güvenliği sorunu olmasına yetkilerinin kısıtlılığı şeklinde sıralanmıştır.
Orman muhafaza memurlarının öne çıkardığı sorunlar arasında 6245 sayılı yasanın 49’uncu maddesi çerçevesinde ödenen tazminatlar yer almaktadır. Bu kapsamda uygulamada aynı görevi ifa eden personellere yönelik farklı miktarlarda ödeme yapılması söz konusu olabilmektedir. Döner sermaye ve özel bütçeden maaş alanlar için ortaya çıkan bu farklılığın çalışanlar arasında huzursuzluk oluşturması kaçınılmazdır. Kaldı ki görüş 13
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
beyan orman muhafaza memurları da özellikle bunun bir adaletsizlik olduğu ve giderilmesi gerektiğini ısrarla vurgulamışlardır.
Orman muhafaza memurlarınca üzerinde durulan bir başka konu eğitim ve görevde yükselmeye ilişkindir. Ülkemizde birçok kamu kurumu tarafından çalışanlarına sağlanan eğitim imkânlarından istifade etme talebinin orman muhafaza memurlarından yani tabandan geliyor olması, sürekli gelişmeyi hedefleyen devlet orman teşkilatı için önemli bir artı değer olarak görülmek durumundadır. Kaldı ki bu talep görev ve sorumluluklarının fazlalığı ile mesai kavramına bağlı olmaksızın çalışmaktan muzdarip olduklarını sürekli dillendiren bir çalışan kesiminden gelmektedir. Bu talebin hayata geçirilmesi ormancılık teşkilatının ormancılık etkinliklerini daha bilgili ve nitelikli elemanlar ile daha hızlı ve etkili şekilde sürdürmesine imkân sağlayacaktır.
Bu kapsamda özellikle ön lisans ve lisans mezunu olan orman muhafaza memurları tarafından dillendirilen görevde yükselme alternatifinin kendilerine sunulması talebi de önemlidir. Zira böyle bir imkân muhafaza memurlarının işlerine daha sıkı sarılmaları, daha fazla motive olmalarına mesleklerinin yanı sıra eğitimlerini de devam ettirmelerine katkı sağlayabilecektir. Dolayısıyla OGM tarafından bu tür sınavların belli aralıklarla açılması ve mümkünse bu tür sınavların önceden belirlenen bir takvim çerçevesinde uygulanması faydalı olacaktır. Bu sayede sınavın yapılıp yapılmayacağı konusunda çalışanların kafalarında oluşacak soru işaretleri giderilmiş ve kurumsal bağlılıklarını artırmaya da katkı sağlanmış olacaktır.
Çalışan sayısının yani muhafaza memuru sayısının yetersiz olduğu ve bunun giderilmesi yönündeki talepler büyük ölçüde kamudaki istihdam politikaları ve mali kaynakların yeterliliği ile ilgilidir. Ancak imkânlar elverdiğince orman muhafaza memuru sayısının nitel ve nicel olarak artırılması, bir taraftan orman muhafaza memurlarının iş yükünü hafifleteceği gibi diğer taraftan da işlerin daha etkin ve verimli yapılmasına katkı sağlayacaktır. Bununla birlikte bu tür bir sayısal artışın belli konularda uzmanlaşmış uygulayıcı eleman şeklinde gerçekleştirilmesi yani uzmanlaşmaya dayalı olması daha da faydalı olacaktır.
Özellikle çalışanlar arasında adil bir çalışma sisteminin olmadığı yönünde ifade edilen sorun hem genel olarak teşkilat çalışanları hem de orman muhafaza memurları arasındaki kıyaslamalara dayanmaktadır. Nitekim bu tür görüş bildirenler işçi, şoför, memur vb. diğer çalışanların çalışma ortamı, süresi ve şartlarıyla kendi durumlarını karşılaştırmakta ve kendileri aleyhine bir çalışma sistemin var olduğunu dile getirmektedirler. Öte yandan, bazı çalışanların orman muhafaza memuru kadrosunda olmasına rağmen başka işlerde istihdam edilmeleri ve bulundukları kadronun görev ve sorumluluklarını yerine getirmemeleri de çalışma sistemindeki adaletsizliği öne sürenlerin dayanakları arasında yer almaktadır. Nitekim, Artvin OBM’de her 5 orman muhafaza memurundan bir tanesi bu şekilde farklı görevlerde istihdam edilmektedir. Bu noktada çalışanların görev ve sorumlulukları ile çalışma alanlarının ilgili mevzuatlar çerçevesinde ve ihtiyaçlar doğrultusunda yönetim tarafından belirlenmesi son derece normaldir. Bununla birlikte yönetimin haklı dahi olsa bazı çalışanlar üzerindeki bir takım tasarrufları diğer çalışanlar tarafından adaletsizlik şeklinde algılanıyorsa, öncelikle bu tür bir algılamaya sebep olacak girişimlerden kaçınılması ya da algılama sorununun çözülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde çalışma sisteminde alışılmışın dışında yapılan tasarruflar bazı çalışanlarının moral ve motivasyonunu, işe ve kuruma olan bağlılıklarını olumsuz yönde etkileyeceği unutulmamalıdır.
14
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
Son olarak, katılımcılar tarafından dile getirilen bir başka konu yetkilerinin sınırlılığı ve can güvenliği sorunudur. Özelikle koruma faaliyetlerinin icrasında orman muhafaza memurları bu sorunu çok yoğun bir şekilde yaşamaktadırlar. Nitekim orman muhafaza memurları polis ve jandarmanın yaptığı görev paralelinde hizmet yaptıkları halde, kendilerine onlara tanınan ölçüde bir silah kullanma yetkisi tanınmamıştır. Çünkü Orman Kanunun 78’inci maddesi orman memurlarının silah kullanma yetkilerini TCK’nın 49’uncu maddesi gereğince kısıtlamıştır. Orman memurları devleti korumakla görevli devlet memurlarıdır ve vazifeleri gereği taşıdıkları silahlar ormanların korunmasında karşı taraf için caydırıcı bir unsur olarak düşünülmelidir. Ormanlardan usulsüz faydalananların amacının orman memurlarına zarar vermek olmadığı, asıl amaçlarının ormandan usulsüz yararlanmak olduğu açıktır. Orman memurları sadece kendi hayatlarının tehlikeye girmesi durumunda kullanabilecekleri silahlarını ormanları korumak amacıyla kullanamayacaklarını bilmeleri sebebiyle özellikle organize suçlarda müdahale edememe durumunda kalmaktadırlar. Bu nedenle orman memurlarının (dolayısıyla orman muhafaza memurlarının) suç mahallinde eyleme müdahale etmeleri tamamen kendi inisiyatiflerindedir ve görmezden gelme ihtimalleri de yüksektir (Elvan, 2005). Dolayısıyla bu gibi durumlarda koruma faaliyetini etkinleştirebilecek tarzda görevlilerin silah kullanma yetkisine ilişkin bir düzenleme ihtiyacı söz konusudur.
4. SONUÇ VE ÖNERİLER
Artvin OBM özelinde yürütülen bu araştırma sonucunda orman muhafaza memurlarının başlıca sorunları belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma her ne kadar Artvin OBM özelinde ele alınmış olsa da araştırma sonuçlarının sadece bu yöreye özgü olmadığı, dolayısıyla Ülke genelinde görev yapan tüm orman muhafaza memurlarını doğrudan ya da dolaylı olarak ilgilendirir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu noktadan bulgular kısmında yapılan değerlendirmelere ilave olarak araştırma sonucunda aşağıdaki tespit ve önerilerde bulunulmuştur:
• Genel itibariyle zimmet yükümlülüğü, kolluk kuvvetlerine tanınan haklardan yararlanamama ve kendilerine teşkilat içinde yeterince değer verilmemesi orman muhafaza memurlarının en fazla öne çıkardığı sorunlar olarak dikkat çekmektedir. Aslında öne çıkarılan bu sorunlarla görev ve sorumlulukların fazlalığı, idareden yeterli destek görememe, mesleki kıyafet sorunu ve orman köylüsü ile yaşanan çatışmalar şeklinde özetlenen sorunlar birbiriyle yakından ilişkilidir.
Bu sorunlar genel olarak incelendiğinde bir kısmının doğrudan orman teşkilatının girişimleriyle teşkilat içinde bir kısmının da yine orman teşkilatının girişimleriyle teşkilat dışında çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Bu noktada özellikle diğer kolluk kuvvetlerine tanınan haklar konusundaki talepleriyle ilgili devlet orman teşkilatının girişimleri sayesinde geliştirilecek çözümler orman muhafaza memurlarının teşkilata olan aidiyet duygusunu daha da arttıracaktır.
Orman muhafaza memurlarının diğer çalışanlarla karşılaştırıldığında kendilerine yeterince değer verilmediği şeklindeki düşünceleri taşra teşkilatı yöneticiler tarafından yerinde çözülebilecek bir sorundur. İlgili taşra teşkilatlarında böyle bir ayrımcılık yapılmıyor olsa dahi, çalışanların bu şekilde bir algıya kapılma nedenleri üzerinde durulmalıdır. Zira bu sorunu dile getiren çalışanların önemli bir kısmı düşüncelerini aktardığı kısımda yaşadıkları bazı olayları da örnek olarak aktarmışlardır. Dolayısıyla belli zamanlarda orman muhafaza memurlarıyla işletme yönetimleri tarafından yapılacak olan toplantılar bu ve benzeri sorunların çözülmesinde önemli katkılar sağlayacaktır. Tüm çalışanlar için yapılacak bu tür 15
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
toplantılar bir taraftan kurumda katılımcılığı ve kendilerinin önemsendiklerini anlamalarını sağlayacak diğer taraftan da birçok konuda kafalarında önce soru işareti ve akabinde sorun olarak ortaya çıkan gelişmelerin büyümeden çözülmesine de katkı sağlayabilecektir.
Özelikle iş yükünün azaltılması noktasında mevcut imkânlar çerçevesinde orman muhafaza memuru sayısının artırılması düşünülebilir. Ancak sayının artırılması kadar resmi olarak herhangi bir sorun olmasa dahi orman muhafaza memuru kadrosunda olup, fiilen başka görevlerde istihdam edilenlerin sayısı da mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Özellikle ormancılık faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgeler açısından bu elzem bir durumdur. Dolayısıyla gerek yeni eleman alımı gerekse mevcutların asli işlerinde istihdamı noktasında özellikle bölgelerin öncelikleri dikkate alınmalıdır. Bu sayede orman muhafaza memurlarının iş yükü azaltılacağı gibi bazı çalışanlarına ayrıcalıklı davranıldığı ve adil bir çalışma ortamı olmadığına ilişkin düşünceler, buna bağlı motivasyon bozuklukları ve çalışanlar arasındaki huzursuzluklar engellenmiş olacaktır.
• Orman muhafaza memuru olarak çalışmaktan memnun olmadığını doğrudan beyan edenler katılımcıların yaklaşık %31,4’ünü oluştururken, aynı ekonomik şartlar sağlanması halinde bir başka mesleğe geçebileceklerini dile getirenler %55’e çıkmaktadır. Dolayısıyla meslekten memnun olmayanların öncelikle başka mesleği tercih edecekleri düşünüldüğünde yaklaşık bir o kadar çalışanın daha meslek değiştirme eğilimi içinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu noktada, çalışanların böyle bir eğilim içine girmelerinin nedenleri olarak ileri sürdükleri zimmet yükümlülüğü, görev ve sorumlulukların fazlalığı, teşkilat çalışanları arasında kendilerine hak ettikleri değerin verilmemesi vb. olumsuzlukların giderilmesi noktasında alınacak önlemler faydalı olacaktır.
• Soruşturma geçiren ve soruşturmanın sonucuna bağlı olarak çeşitli cezalar alanlar tüm katılımcıların yaklaşık 1/3’ünü oluşturmaktadır. Benzer şekilde yaptıkları başarılı işler karşılığında çeşitli mükâfatlar alanlar da tüm katılımcıların yaklaşık 1/3’ünü oluşturmaktadır.
Katılımcıların kendi beyanları dikkate alındığında soruşturmaların büyük ölçüde iş yoğunluğuna bağlı olarak ihmal ve dikkatsizlik sonucu açıldığı görülmektedir. Bu noktada, iş yükünü hafifletmeye yönelik imkânlar ölçüsünde yeni personel alımı ve uzmanlık esasına dayalı iş ve görev dağılımına geçilmesi düşünülebilir. Ayrıca hizmet içi eğitimlerin daha etkin şekilde yapılmasına önem verilerek, personelin bilgilerini tazelemeleri ve bazı konulardaki ihmale sebebiyet veren davranışlar konusunda uyarılmaları hem çalışan hem de teşkilat açısından olumlu sonuçlar doğuracaktır.
Öte yandan mükâfat sistemi çalışanların işletme amaçlarına yönlendirilmesi noktasında sıkça başvurulan araçlardandır. Ancak ceza da olduğu gibi mükâfat sisteminin de etkin bir şekilde uygulanabilmesi öncelikle mükâfata esas oluşturacak objektif bir performans değerlendirme sisteminin tesisini gerekli kılmaktadır. Aksi halde tamamen kişisel değerlendirmelere dayalı mükâfat uygulaması gerek mükâfat verilen gerekse onun dışındaki çalışanlarda beklenen olumlu etkiyi göstermeyecektir.
• Araştırmada orman muhafaza memurlarının en fazla sorun yaşadığı kesim olarak orman köylüleri öne çıkmıştır. Ardından orman teşkilatındaki diğer çalışanlar ve amirler yani kendileri dışındaki diğer teşkilat çalışanları gelmektedir. 16
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
Orman muhafaza memurlarının köylüyle yaşadığı çatışmalar orman koruma faaliyetleri ile ormandan yararlanma hakları konusunda yoğunlaşmaktadır. Yasal mevzuattaki katı kurallar köylülerle orman muhafaza memurları arasındaki sorunları daha da artırmaktadır. Köylüler bu katı kuralları uygulamaya kalkan orman muhafaza memurlarını kendi haklarını gasp ettiklerini düşünmektedirler. Özellikle zati yakacak verilmesi sürecinde genellikle resmi prosedür gereği uygulanan talimatlarla arazideki fiili durumun örtüşmemesi yani köylüye verilecek uygun yer ve şartlarda emval bulunamaması çatışmaları tetiklemektedir. Bu süreçte mevzuatta sorunu çözmeye dönük değişikliklere gidilmesi ya da sorumlulukları ölçüsünde orman muhafaza memurlarının yetkilendirilmesi gerekmektedir.
• Katılımcıların yarısından fazlası görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye katkı sağlayacak yeterli imkânlara sahip olmadıklarını düşünmektedir.
Bu noktada, orman muhafaza memurlarının görev ve sorumluluklarını başarıyla yerine getirebilmeleri için ulaşım konusundaki araç sorunları öncelikli olarak ele alınmalıdır. Özelikle koruma ve kontrol noktasında sorumluluk yüklenen ve orman arazileri üzerindeki varlıklarıyla birlikte zimmetlenen çalışanların görevlerini etkin bir şekilde icra edebilmeleri bu sorununun çözümüyle yakından ilgilidir. Aksi takdirde verilen görevin yerine getirilip getirilmediğini kontrol etmenin de bir anlam kalmayacaktır.
Öte yandan, arazide özellikle üretim faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan yardımcı eleman temini daha doğrusu bu elemanların etkin bir şekilde çalıştırılması önem arz etmektedir. Yine gerek arazi ve gerekse bürodaki çalışmaların etkin bir şekilde yürütülebilmesi adına gelişen teknolojik imkânlardan (GPS, bilgisayar vb.) orman muhafaza memurlarının da faydalandırılması, arazi dışındaki zamanlarında bulunacakları belirli ofislerin oluşturulması gerek çalışanların motivasyonu gerekse işlerin hızlı ve güvenilir yapılması ve en fazla öne çıkan sorunlardan biri olan iş yükünün azaltılması açısından önemlidir. Ayrıca orman teşkilatında yönetici ve teknik eleman düzeyinde farklı orman bölge müdürlüklerine düzenlenen teknik gezilerin orman muhafaza memurları için de düzenlenmesi ya da başarılı olanlara bu tür gezilere katılma şeklinde mükâfatlandırılması düşünülmelidir.
TEŞEKKÜR
Anketlere katkısından dolayı Sayın Cihan YILMAZ’a teşekkür ederim.
17
Orman Muhafaza Memurlarının Sorunlarına İlişkin Araştırma Ön Değerlendirme Raporu Doç. Dr. Atakan ÖZTÜRK
KAYNAKLAR
Aktan, Ü., 2013. Serbest Ormancılık Büroları ve Orman Mühendisi İstihdamına Etkisi, Artvin Çoruh Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi (Yayımlanmamış), 76 s., Artvin.
Anonim, 2004. Ulusal Ormancılık Programı, Çevre ve Orman Bakanlığı.
Anonim, 2011. Rapor (Orman Muhafaza Memurları ve Emeklileri Derneği tarafından Orman Genel Müdürü Mustafa Kurtulmuşlu’ya 9 Mayıs 2011 tarihinde sunumuştur), 4 s., https://www.defne.org/genel-mudurluge-rapor-sunuldu (et:15.02.2013)
Arslan, N.T., 2004. Türk Kamu Yönetimindepersonel Sorunları Hakkında Ampirik Bir İnceleme (İnfaz Kurumları Örnegi), İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt: 18 Eylül 2004 Sayı: 3-4, s. 273-298.
Elvan, D., 2005. Genel Kolluk Kuvvetlerinin Ormanların Korunmasında Görev ve Yetkileri, İÜ Orman Fakültesi Dergisi, Seri B, Cilt 55, Sayı 2 (85-98)
Kalıpsız, K., 1994. İstatistik Yöntemler, İÜ Yayın No : 3835, OF Yayın No: 427, ISBN 975-404-368-x, İstanbul.
Karasar, N., 2009. Bilimsel Araştırma Yöntemi, 19. Baskı, Nobel Yayın Dağıtım, 292, Ankara.
OGM, 2012. St ratejik Planlama Çalıştayı Paydaş Toplantı Raporu, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, 59 s., Ankara.
Özdönmez, M., Akesen, A. ve Ekizoğlu, A., 1998a. Ormancılık Yönetim Bilgisi, İÜ Orman Fakültesi Yayınları, Rektörlük No: 4157, Fakülte No: 457, ISBN 975-404-535-6, X+357, İstanbul.
Öztürk, A., Sağlam, B., 2007. Artvin Orman Bölge Müdürlüğü Orman Koruma Faaliyetlerine Orman Köylülerinin Katılımın Sağlanmasına İlişkin Araştırma Ön Raporu (11.11.2007 tarihinde Artvin OBM’ye sunulmuştur), 13 s., Artvin.
Türker, M.F. ve Ayaz, H., 1998. Orman Köyleri Kurultayı (22-23 Haziran 1998 – Ankara) Sürecinin Değerlendirilmesi:Gerekçeler ve Tespitler, KTÜ Orm. Fak. 1998-1999 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Dönemi Seminerleri, Trabzon.
Türker, M.F., Balık, T. ve Ayaz, H. 1998. Sosyal İhtilaflı Orman Alanlarının Orman işletmeciliği Faaliyetleri Üzerine Etkileri (Maçka DOİ Örneği), Doğu Karadeniz Bölgesinde Orman Mülkiyet Sorunları Sempozyumu, 8-10 Ekim 1998, Trabzon.
Türker, M.F., Barlı, Ö., Ayyıldız, H., 2009. Türkiye Ormancılık Teşkilatında İşletme Kültürünü Belirlemeye Yönelik Bir Araştırma, Ormancılık ve Tabiatı Koruma Vakfı Yayını, xvi+125s., Ankara
Yavuz, Ö., 2007. Orman Genel Müdürlüğü’nün Personel Yapısı ve Sorunları, İÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi (Yayımlanmamış), 105 s., İstanbul.
18

Kategoriler

Benzer Yazılar

VEFAT

Samsun Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğünde çalışan Yüksel BERK görevi sırasında uğradığı silahlı…

7 adet yorum “ORMAN MUHAFAZA MEMURLARININ SORUNLARINA İLİŞKİN ARAŞTIRMA ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU

  1. nevzat Reply

    çok yerinde bir araştırma olmuş.Gerçekten çok önceleri yapılması lazımdı.umarım dikkate alırlar.Tesbitler çok doğru.

  2. Mehmet GÜNEŞ Reply

    Öncelikle böyle bir çalışmayı gerçekleştirenlere çok teşekkür ederim demekki bizimde derdimizden anlayanlar varmış yada oda yaşamış çok değerli ve başarılı bir çalışma umarım birileri butür çalışmaları zahmet ederek zahmetsizce okurlar ve değerlendirmeye alırlar ama bu zamana kadar alanda olmadı yapılanların hiç birinin orman muhafaza memurlarının yararına olmadı hep sıkıntı üzüntü verici çalışmalar yükümlülük sorumluluk yükle taşısın nasıl taşırsa taşısın ama taşınsın hedefe varılıyor ama nasıl hiç merak edipte soran araştıran
    olmamıştır olmayacak gibi çünkü bizlerden bir tepki ve kalıcı bir istek yok kim şeflere yakın onun pirinci kuru onun işi iyi ötekilere gerek yok düşüne biliyormusunuz bir yönetmelik çıkıyor içinde bizlere kazanıp getiren bir şey yok hep yükümlülük hep sorumluluk bir görev yönetmiliği varki sokaklara şenlik fi tarihinden hiç ele alan yok, bir silah ruhsatı meselesi halen çözülemedi bunun gibi bir çoookk meseleler anlatmakla bitmez daha doğrusu bizleri insan gibi görseler birşeyler yapılır inanın yapılır. herkese sevgi ve selamlarımla. Cenabı allah yar ve yardımcımız olsun amin.

    • Chan YILMAZ Reply

      Bende okuduğunun ve beğendiğinz içi teşekkür ederim değerli arkadaşım.Bu ankete geçekten çok emek verdik.Bizim bütün sorunlarımız vardır içinde bütün orman muhafaza memuru arkadaşlarımın okumasını isterim.Artık birlik ve beraber olmanın zamanı…

  3. yusuf yılmaz Reply

    Böyle bir çalışmanın yapılmasında emeği geçenlere ( A dan Z ye) çok teşekkür ediyorum bütün çalışan, emekli olan orman muhafaza memuru abilerim, arkadaşlarım adına.Başından sonuna okudum her satırına katılıyorum.

  4. yusuf yılmaz Reply

    İzmit Orman İşletme Müdürlüğünde çalışıyorum inanın ARTVİN Bölge Müdürlüğündeki OR.MUH.Memuru arkadaşlarımın sorunları neyse bizim demiyorum TÜRKİYE genelindeki arkadaşların sorunları aynıdır. SORULAN SORULAR,VERİLEN CEVAPLAR,

    YAPILAN DEĞERLENDİRMELER VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ HARİKA OLMUŞ. SAYGI VE SEVGİLERİMLE OR.MUH.ME. YUSUF YILMAZ İZMİT/KÖRFEZ

  5. sayitdemir Reply

    Artvin ormancılıkta ornek bir bölgedir ancak orman mufaza memurlarının sorunları tum turkiyede aynı artvinde bu anketin içinde bulunan bir kardeşiniz olark daha çok sesimizi duyurma ihtiyacımız var oncelikle bizimgibi duşunen ve bizi anlayan kısacası ormancının havasını soluyan herkesi oncelikle bizi temsil eden kurumlara sahip çıkmaya desteklemeye davet ediyorum.

  6. YUSUF YILMAZ Reply

    EYYYY ORMANCILAR UYANIN ARTIK BU KADAR SORUMSUZ OLMAYIN.BÖYLE GÜZEL BİR ÇALIŞMA YAPILMIŞ AMA GÖRÜYORUMKİ KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL.ALLAH AŞKINA GÖRÜŞLERİNİZİ PAYLAŞIN FİKİR ALIŞVERİŞİNDE OLALIM.BİZİ ANCAK BİZLER ANLARIZ
    LÜTFEN AKLINIZA NE GELİRSE ÇEKİNMEDEN YAZIN YAZINKİ SORUNLARIMIZI BİRİ
    LERİ DUYSUN BELKİİİİİİİİİ FAYDASI OLURRRRR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir